ÇAL'lıyıZ.BİZ


YazıLarıMıZ



SoN YazıLaR










ÇAL'lıyıZ.BİZ

6/1/2008

ÇAL Tarihi

   Çal ilcesinin tarihine ilk kesin bilgiler, roma dönemine iliskindir.Bu dönemde ilçe sinirlari içinde  kurulan asar kenti, bugün tümüyle ortadan kalkmistir.Çal adi ile ilgili bir cok rivayet söylenmektedir.

   Bir rivayete göre; ilçenin bir başka adı da Demirciköy dür. Ilce 19.y.y.'in ortalarına kadar Demirciköy olarak anılmıştır.Anadolu selçuklularında Demircilik sanatı yaygın idi.O dönemde tüm savaş araçlarını kendileri yaparlardı.Selçuklularin savaş sonrasında bölgeye yerleşmesinden sonra bu sanatı yaygınlaşmıştır.Bu meslek dalınında Çal ilçesinden o dönemlerde çok  kişi tarafından yapılmış olmasından dolayı çevredeki köylüler tarafından 'demirciköy' olarak da anılmış olma ihtimali kuvvetlidir.

   Çağatay  lehçesinde, yüksek yer anlamında yada yayla anlamında kullanılmıştır.Bir başka rivayete göre ise ; türk'lerin fethiyle ortaya cıkmıştır.1095-1100 yılları arasında hüsamettin bey,isa bey,mahmut gazi,ellez gazi ve seyit gazi gibi uç beylerince fethedilmiştir.

    Bölgenin fethinden sonra Çal ilçesinin bulunduğu yerde savaş sonrası bir zafer şöleni yapıldı. Anadolu selçuklularda bu şölenlere ÇAL adı verildi.Müzik eşliğinde yapıldığından bu şölenlere çal adi verilmiştir. İşte bu olaylardan sonra burada kurulan yerleşim birimine ÇAL adı verilmiştir

   Çal ilçesinde ilk yerleşimlerin m.ö 2000'li yıllara dayanmaktadır.Selcen Kasabasının Durnuk-Demirdere Keçitepesi ve güney yolu arasındaki bölümünde çok eski bir uygarlığın izleri hala görülmektedir.Bu uygarlığa ait kalıntılar yunan ve roma döneminden çok önce olup bazı mezarlardan cam kaplar ve süs eşyaları çıkarılmıştır.Bu da gösteriyor ki Dağmarmara köyü sınırları içinde olduğu sanılan tarihi MOSYNA şehrinin anılan bölgede olma ihtimali kuvvetlidir.Bilimsel bir kazı çalışması yapılmadığından çok geniş bir alana yayılmış bu şehir hakkında kesin bir bilgiye sahip değiliz.

  İlçe yakınlarında bir başka yerleşim alanı ise ilçenin 2 km.güneydoğusunda asar mevkii denilen gerçekte bir hisar görünümünde olan kalıntılar mevcuttur.Asar denilen yerde bugün kale kalıntılar ile bazı kalıntılara rastlamak mümkündür.Burada yeterli bilimsel çalışmalar yapılmamıştır.Bu nedenle geniş bir bilgiye sahip değiliz.

   Mahmutgazi köyünde ve çevresinde Roma ve Bizans döneminin izlerine rastlanır.Köy mezarlığında Mahmut Gazi'nin türbesi'nin bulunduğu küçük tepecik üzerinde Roma döneminde yapılmış olan bir kilisenin temelleri mevcuttur.Çok düzgün sütunlar kaideleri ile birlikte durmaktadır.Kilisenin bir çok parçası köyün içine dağılmış durumdadır.Buradaki cami ve kahvehanenin önünde  bulunan parçalar bu kiliseden gelmiştir.Sütun başında bulunan kabartmalı sütun başlarından bir tanesi bugün köy muhtarlığında bulunmaktadır.3 adet olduğu söylenen parçalardan ikisi kayıptır.Ortada insan figürü süslenmiş kabartma, sağında aslan,solunda kaplan figürleri olduğu söylenmektedir.Aslan ve kaplan kabartmaları çalışmıştır.

Mahmutgazi'de bulunan başka tarihi eserlerin Killik mevkiinde bulunduğu söylenmektedir.Burada antik bir yerleşim vardır.Bugüne kadar bilimsel bir kazı çalışması yapılmamıştır.İsabey kasabasında da bu tür antik taş parçaları görmek mümkündür.Kasabanın altında bulunan baklan ovasında 2 adet höyük bulunmaktadır.Birisi çivrilde sık görünen höyüklere benzeyen küçük bir höyüktür.Şu anda bu höyük yok olmuştur.Bu höyükler hakkında yeterli bir bilgi yoktur.Aşağıseyit köyü toptepe mevkiinde de tarihi yapı kalıntılarına rastlanılmaktadır.1960'lı yılllarda yol yapımı sırasında birçok sütun ve kaidesi ve masa tipi taşlar çıkarılmıştır.Kabartmalı sineye benzeyen bir taş ise daha sonra kaybolmuştur.Bu eserlerden çok azı ayakta kalmıştır.Köyün hemen altında harmanyeri mevkiinde de bir höyük bulunmaktadır.Bulgulara göre ilk yerleşimlerin M.Ö.2000'li yıllara kadar uzandığı sanılmaktadır.

Her ilçe gibi Çal ilçesinin hemen hemen her yerinde tarihi eser görmek mümkündür.Ancak yağma ve talanda büyük bir hızla devam etmektedir.Ortaköy kasabasının hemen üzerinde bulunan tepede bir kale kalıntısı vardı.1985'li yıllarda ağaçlandırma sırasında kaleye ait kalıntılar ortadan kalkmıştır.Buranın alt kısmında doğu yönünde bir de kilise kalıntısı bulunmaktaydı.Bugün için bu kalıntı da az kalmıştır.Develler köyünde ise köyün girişinde sağ tarafta kaya mezarları görülmektedir.Bölgede daha geniş bir araştırma yapılması halinde başka eserler de görülebilir.Ortaköyü geçtikten sonra ilk köy olan bahadınlar köyü'nün kuzeyinde menderes vadisi'ne hakim tepe üzerinde bir mabet mevcuttur.Mabetten günümüze az bir kalıntı kalmıştır.Bu mabette bulunan iki tane yazılı taş vardır.Bu yazılı taşların bir köyde diğeri ise Ortaköy kasabasının meydanındadır.Grek Yunanca yazılmış kitabelerde taşın adak taş olduğunu göstermektedir.Yazının bir bölümü şöyledir;"M.S.69 Peritos ayının 6'sında ben gaios joiulos'un kızı lonlia,güneş apollolairmenos'a eleftheron isimli kulumu sunarım.Eğer bir kişi mumanaat gösterirse 2500 dinaz'ı ceza tanrı hazinesine ve 2500 dinaz'ı ceza devlet hazinesine ödeyecektir."denilmiştir.  

Goruluyor ki o donem de henuz hristiyanlik bu bolgeye gelmemistir.Zira insanlar gunes tanrsna adak olarak sunuluyordu.Civril ' de de bulundugu soylenilen antik sehirle isim benzerligi bulunan yine Ortakoy yakinlarinda oldugu oldugu soylenilen DIOSYNAPOLIS isimli bir antik sehirden soz edilmektedir.bu sehre ait net bir bulgu yoktur.Bahadinlar koyu altinda bulunan mabet 'e halk tarafindan DIOSYNAPOLIS denilmektedir.Ancak mabet cevresinde boly bir sehir kalintisi gorulmemektedir.Diger br yandan ise Bayralan Karapinar koyleri arasinda Cakirlar koyu cevresinde antik yerlesim yeri vardir. Roma ozellikleri tasiyan bu  yer hakkinda fazla bir bilgi yoktur.

                                        DAYILAR KÖPRÜSÜ

  Dayılar köyü sınırları içinde büyük menderes üzerinde Osmanlı döneminden kalma kemerli bir taş köprü mevcuttur.Üç kemerli olan köprü günümüzde hala kullanılmakta olup bazı kısımları bozulmuştur.Köprünün tarihi tam olarak bilinmemektedir.
                                            KAYI PAZARI

   Çal ilçesine bağlı süller kasabası yolu üzerinde Sapçılar,Kocaköy kıyılarının alt kısımlarında yol üzerinde eski adıyla kayı pazarı olarak bilinen yerde minare vardır.Cami yok olmuştur.Selçuk mimarisi tarzında yapılmıştır.Minarenin tepesi yoktur ancak kalan kısımları sağlamdır.Bu alanda bölgenin Türk hakimiyetine geçmesinden sonra kayı boyundan gelen Türkler pazar kurmaya başlamışlardır. Bekilli ve Çal çevresinden buraya alışverişe gelinen o zamanın ünlü bir pazar yeriymiş.Pazarı kayılar kurduğundan kayı pazarı olarak anılmaktadır.

                                    ÇAL'DA TÜRK HAKİMYETİ

   Selçuklu sultanı Isparta yakınlarına kadar gelen Haçlı ordusunu durdurmak üzere Osman ve Hüsamettin beyler komutasındaki Selçuklu ordusunu 1195 yılında bölgeye gönderdi.Burdur gölü kıyılarında büyük çatışma yaşandı.Düşman Acıpayam'a doğru sürüldü.Hüsamettin bey yanında İsa bey,Ellez gazi ile birlikte Keçiborlu üzerinden Dinar'a buradan da Çivril'in gümüşsu ilçesin geçti.Mahmut gazi İsa bey ile birlikte Dinar üzerinden Evciler anava (Çardak gölü) üzerinden Gölçük'e geldiler.Abdi bey ile Seyyid gazi salda gölü  üzerinden  Bayıdır'a,oradan da Gölcük köyüne inerek Mahmut  gazi birlikleri ile birleştiler.Bugünkü beylerli kasabasının bulunduğu yerde otak kurdular.Cumali köyünde  cuma namazı kıldıktan sonra köpekbeli denilen yerde savaşa girdiler.Bu savaştan sonra Mahmut gazi,İsa bey ,Seyyit gazi Bozkurt üzerinden Cataloba'ya ,oradan da Baklan'a geçerek Hüsamettin bey ve Ellez gazi ile buluştular.Beşparmak dağlarında bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Çal bölgesinin fethine başladılar.
   Hüsamettin bey komutasındaki selçuklu birlikleri Denizler üzerinden Belevi,Çakırlar takiben Güzelpınar'a ulaştılar.Çökelez dağının tam zirvesinde  düşmanla büyük bir çatışmaya girdiler.Bu çatışma sonrasında Ellez gazi'nin başı gövdesinden kopmuş hala savaşıyordu.Babası YETER ARTIK ÇÖK ELLEZ,ÇÖK ELLEZ diye bağırmasından sonra dizleri üzerine yere çöküp ruhunu teslim ediyordu.Çal bölgesindeki bu dağ sırasına bu savaştan sonra çökelez dağları denildi.
   Düşmanı Çökelez de yendikten sonra Selçuklu birlikleri bugünkü İsabey kasabasına indiler.Mahmut gazi ve Değirmenderesinde bulunan düşman temizlendikten sonra Çal ilçesinin bulunduğu yere gelindi.Burada büyük bir şölen düzenlendi.Çal adı verilen bu şölenden sonra ilçe bu adla anılmaktadır.Savaştan sonra İsa bey'in İsa bey kasabasını Mahmut gazinin de Mahmut gazi köyünü kurduğu,Seyyid gazinin de aşağı veya yukarı seyit köylerinden birisini kurduğu söylenir.Mahmut gazinin türbesi halen Mahmut gazi köyünde bulunmaktadır.İsa bey ve Seyyid gazinin mezarları ise yoktur.Hüsamettin beyin ise baklan ilçesinde bulunmaktadır.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

::





Bedava Site EkleWebmasterGüzel SözlerSite Ekle mirc TavlaSizinlink - Site Ekle, Link Ekle, Toplist, Url Ekle

Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim